2. Bölüm

Kayıp Kıta:Mu

Bilim dünyası, gerek Churchward’ın ortaya çıkardığı Mu uygarlığının, gerekse bir diğer batık kıta olan Atlantis’in varlıklarını kuşkuyla karşılamaktadır. Ancak yine bilim dünyası, bu iki kıtanın battığı öne sürülen tarih olan 12 bin yıl önce dünyada büyük bir jeolojik olayın yaşandığını onaylamaktadır. Kaldı ki, dünyanın hemen her yerindeki kavim ve milletlerin tufan efsaneleri de, büyük bir felaketin yaşandığını doğrulamaktadır ve bilim dünyası ister kabul etsin, ister etmesin, Mısır, Maya kalıntıları, Paskalya adası uygarlığı gibi bugün nasıl ortaya çıktıkları izah edilemeyen birçok eser bu batık kıta uygarlıklarının varlığı ile mantıklı izahlara kavuşabilmektedir. Ancak, dünyanın geçirdiği tufan felaketi nedeniyle çok az belge ve bulgunun kalmış olmasına rağmen, bu belge ve bulgular, insanoğlunun dünya üzerindeki uzun geçmişinde, günümüz uygarlığının dışında en az bir büyük uygarlık daha yaratmış olduğunu ve hatta bugünkü uygarlığın temellerinin de bu eski uygarlıkta atıldığını ortaya koymaktadır.

Albay James Churcward uzun bir zaman boyunda Hindistandaki İngilizin ordusuna hizmette bulunmuştu.James Churcward 1883 Batı Tibette bulunduğu zamanlarda bir tapınağa konuk edilmiştir.Konuk edildiği bu tapınak Albay James Churcward’ın Mu Kıtasıyla tanıştığı ilk yerdir.Albay James Churcward’ın Mu Uygarlığı’nı araştırmaya başladığı Batı Tibet’te çok eski bir dilde yazılmış olan Nakal Tabletlerini adını açıklamadığı bir tapınağın mahzeninde bulmuştur.Mu Kıtası’nın kutsal metinlerinde kopya edilmiş olan bu tabletler harflerden,sembollerden ve çeşitli şekillerden oluşan çok eski ölü bir dilde yani Naga Maya dilinde yazılmıştır.Bu dili bilen tapınağın baş rahibi Rishi’nin yanında 2 yıl boyunca bu dili öğrenmiş ve tabletlerde yazılanları çözmüştür.En az 15.000 yıl önce yazılmış olan bu tabletler Mu ve Mu dini hakkında esaslı bilgiler içermekteydi.Tablette bulunan önemli bilgilerden biri şöyleydi: “Büyük Okyanus’ta Asya Kıtası ve Amerika Kıtası’nın arasında Avusturala’nın iki katı büyüklüğünde bir kıta vardır” James Churcward daha sonra Tibet’ten ayrılarak yitik Mu Uğgarlığını ortaya çıkartmak amacıyla 50 yıl sürecek olan araştırma gezilerine başladı.Karolin Adalarında,Güney Pasifiğin bütün takım adalarında Orta Asya’ya,Mısır’a,Sibirya’ya,Myanmar’a,

Avusturalya’ya,Yeniden Polinezya Adalarına,Amerika Birleşik Devletleri’ne ve Orta Amerika’ya giderek Mu’nun varlığına ilişkin ilginç veriler topladı.Ancak bu zaman zarfı içerisinde başına ilginç bir olay gelmişti:Jeolog ve Arkeleog olan Doktor William Niven tarafından Meksika’da çıkarılan tabletler Mu hakkında bir diğer esaslı bilgi kaynağıdır.Ve Mu’nun varlığına ilişkin en geçerli kanıtlardan sayılmaktadır.Bu tabletler üzerinde inceleme yapan Albay James Churdward çok ilginçtirki 1921 ve 1923 yılları arasında kazılarda Doktor William Niven’in bulmuş olduğu 2600 adet tablet James Churdward’ın Tibet’te öğrendiyi Naga Maya dilinde yazılmıştır.Ve bu tabletler 12.000 yıldan daha eskidir.Daha sonra tabletleri bulan Doktor William Niven tabletlerin üzerinde incelemelerde bulundu.Ortaya çıkan sonuç Albay James Churdward’ın sonuçlarıyla tamamıyla aynıydı.Bundan sonraki günlerde birlikte çalışmaya başlayan William Niven ve James Churdward 2600’ü aşkın tableti incelediler.Ve çok eski bir zamanda Pasifik sularına gömülmüş gizemli bir kıtanın olduğu hakkında görüş birliğine vardılar.James Churdward Tibet’te tabletlerde gördüğü sembollere William Niven’ın tabletlerinde de rastlamıştır.Tibet’te öğrendiği Naga Maya dili sayesinde bulunan bu tabletleri okumayı başardı.Tibet’te bulunan tabletlerin eksik bölümlerinin ve eksik kısımlarının Meksikada bulunan tabletlerde olduğunu gördü.Ayrıca bu tabletler 1924 yılında Carnegie Enstitüsü’den Doktor Morley tarafındanda incelenmiştir.Doktor Morley’in yapmış olduğu araştırmalar sonrasında yapmış olduğu açıklamalar çok düşündürücüydü.”Bu tabletler şimdi bilinen hiç bir uygarlığa ait değildir.Kesinlikle tanınmayan bir uygarlığın ürünüdür” demiştir.Ve Mustafa Kemal Atatürk’te Mu konusuyla ilgilenmiş ve New York’tan getirtmiş olduğu James Churdward eserlerini bölümlere ayırtarak resmi ve özel kurumlara kısa sürede tercüme ettirmiştir ancak bunlar henüz basılmamıştır yada basıldıysada bir bilgi yoktur.50 yılını 20’den fazla ülkeye giderek Mu hakkında bilgi toplayan James Churdward’ı destekleyenlerin Mu Kıtası hakkında görüşlerine bakacak olursak: Yeryüzünde insanın ortaya çıktığı ilk yer Mu Kıtasıdır.Mu Kıtası Kuzeyden Güneye 3.000 mil,Doğudan Batıya 5.000 mil uzunluğundadır ve üç kara parçasından oluşan büyük bir kıtadır.Bu kıta kıtanın altında yer alan gaz odacıklarının patlamaya yol açması nedeniyle yaklaşık 12.000 yıl önce 64.000.000 nüfusuyla sulara gömülmüştür.Günümüzde Polinezya,Mikronezya ve Malenezya takım adalarını oluşturan adalar muhtemelen Mu Kıtasından arda kalan kara parçalarıdır.Bu Kıtada 70.000 yıl önce tek tanrılı bir din bulunuyordu.Aynı tarihlerde Mu’lular diğer kıtalarda koloniler oluşturmaya başlamışlardı ki anavatan dışındaki en büyük İmparatorluk başkenti günümüzde Gobi Çölü’nün uzandığı Uygur İmparatorluğuydu.Mu dininin yönetimini Naakaller adı verilen rahipler üstlenmişlerdi ve sembolizime dayalı bir öğretileri vardı.Mu dininin esası tanrının tek oluşuna ve ruhsal gelişim için tekrar doğmak inanışına dayanıyordu.Atlantis’teki din Mu’nun tek tanrılı dininden başka bir şey değildi.