3. Bölüm

Kayıp Kıta:Mu

Bilim dünyası, gerek Churchward’ın ortaya çıkardığı Mu uygarlığının, gerekse bir diğer batık kıta olan Atlantis’in varlıklarını kuşkuyla karşılamaktadır. Ancak yine bilim dünyası, bu iki kıtanın battığı öne sürülen tarih olan 12 bin yıl önce dünyada büyük bir jeolojik olayın yaşandığını onaylamaktadır. Kaldı ki, dünyanın hemen her yerindeki kavim ve milletlerin tufan efsaneleri de, büyük bir felaketin yaşandığını doğrulamaktadır ve bilim dünyası ister kabul etsin, ister etmesin, Mısır, Maya kalıntıları, Paskalya adası uygarlığı gibi bugün nasıl ortaya çıktıkları izah edilemeyen birçok eser bu batık kıta uygarlıklarının varlığı ile mantıklı izahlara kavuşabilmektedir. Ancak, dünyanın geçirdiği tufan felaketi nedeniyle çok az belge ve bulgunun kalmış olmasına rağmen, bu belge ve bulgular, insanoğlunun dünya üzerindeki uzun geçmişinde, günümüz uygarlığının dışında en az bir büyük uygarlık daha yaratmış olduğunu ve hatta bugünkü uygarlığın temellerinin de bu eski uygarlıkta atıldığını ortaya koymaktadır.

“Ra” sözcüğü güneş anlamına gelirdi.Daire ile ifade edilen güneş semboline bir ad veya sıfat vermek istemedikleri için “o” diye ifade ettikleri tek tanrıyı simgelemede kullanırlardı.Mu İmparatorunuda Mu’nun güneşi anlamında “Ramu” adıyla ifade edilirdi.

“Ra” sözcüğü sonradan diğer kıtalara ve Atlantis yoluyla Mısır’a kadar taşınmıştır.4 ırktan oluşan Mu’lu larda yazı dilleri farklı olmakla birlikte konuşma dilleri ortaktır.Mu’lu lar günümüz uygarlığına kıyasla manevi alanlarda çok daha ileriydiler.Terapati,durugörü,çift bedenlenme,astral seyahat gibi uygarlığımızda ancak kimi medyumlarda görülebilen olağanüstü yetenekler Mu’lularda olan yetenekler olarak mevcuttu.Mu Uygarlığının en önemli çöküş nedeni teşevvüs adı verilen bir aşamadan diğerine geçilirken yaşanan kargaşa dönemini atlatamamasıdır.1930’lu yıllarda Pasifik’te bir kıtanın var olduğu fikri bilim adamları arasında gittikçe yaygınlaşmıştı.Bu konudaki son gelişme 1977’de Amerikalı Jeofizikçilerin Fasifikte bir kıta olması gerektiği fikrini benimsemeleri ve “Pasifica” adı vermeleridir.Ayrıca Amerika’da bulunan bir üniversitede görevli iki jeofizikçi Atlantis’in dünyadaki tek kayıp kıta olmadığını,bir benzerininde Pasifik Okyanusu’nda olduğunu belirtmişlerdir ve kıtaya onlarda “Pasifica” adını takmışlardır.Jeofizikçilere göre “Pasifica” adı verdikleri bu kıta Avusturalya’dan biraz daha küçüktür ve 300 Milyon yıl önce parçalanmaya başlamıştır.Açıklamalarına decam eden fizikçiler “Pasifica” kıtasının Güney Amerika kıtası ile çarpışmasından dolayı Güney Amerikanın Pasifik kıyılarındaki And Dağları’nın oluştuğunu iddia etmektedirler ve son olarak “Pasifica” günümüzde Avusturalya ve Antartika kıtalarının eskiden bir kıta olduğu ve çarpıştıklarından dolayı 3’e ayrıldığından bahsedilmiştir.Peki Mu Kıtası ile ilgili dünyada bulunan bulgular nelerdir?

1-Doktor William Niven’in 1921,1923 yılları arsında keşvettiği günümüzde Meksika Müzesinde bulunan 2600 tablettir.

2.Yüce Tan’da hazırlanmış eski bir maya kitabı olan Tora Ano el yazmasıdır.

3.Bir başka maya kitabı olan Cortesianus Kodeksi.

4.Paul Shelman tarafından Tibet’teki bir Budist tapınağında keşfedildiği ileri sürülen Lhasa Belgesi

5.James Churward’ın Meksika’da ,batan Mu Kıtası anısına inşaa edilmiş olduğunu ileri sürdüğü Uxmal Tapınağı’ndaki yazıtlar.Tapınaktaki yazıtlarda geldiğimiz yer olan batı ülkelerinin anısını korumak için inşaa edilmiştir ifadesi bulunmaktadır.

6.Meksika şehrinin 96 kilometre Güney Batı’sında yer alan Ksochicalo Piramiti Yazıtları.Bu piramit üzerindeki yazıtlara göre Batı ülkelerinin yıkımının anısına inşaa edilmiştir yazılmaktadır.

7.Pereziyanus ve Dresten Kodeksi ayrıca Hinduların Ramayana destanında da Doğu’daki anayurtlarından bahsedilmektedir.Pasifikte yer alan bu kıtada yüksek bir uygarlığın yaşadığından da bahsedilmiş ve birçok belgeye Ramayana Destanı’nda rastlanılmıştır.Gün geçtikçe yeni belgeler gün ışığına çıkarılmaktadır.Peki bu kadar bulguyla bitiyor mu.Hayır,daha yeni başlıyoruz diyebilirim…