7. Bölüm

Kayıp Kıta:Mu

Bilim dünyası, gerek Churchward’ın ortaya çıkardığı Mu uygarlığının, gerekse bir diğer batık kıta olan Atlantis’in varlıklarını kuşkuyla karşılamaktadır. Ancak yine bilim dünyası, bu iki kıtanın battığı öne sürülen tarih olan 12 bin yıl önce dünyada büyük bir jeolojik olayın yaşandığını onaylamaktadır. Kaldı ki, dünyanın hemen her yerindeki kavim ve milletlerin tufan efsaneleri de, büyük bir felaketin yaşandığını doğrulamaktadır ve bilim dünyası ister kabul etsin, ister etmesin, Mısır, Maya kalıntıları, Paskalya adası uygarlığı gibi bugün nasıl ortaya çıktıkları izah edilemeyen birçok eser bu batık kıta uygarlıklarının varlığı ile mantıklı izahlara kavuşabilmektedir. Ancak, dünyanın geçirdiği tufan felaketi nedeniyle çok az belge ve bulgunun kalmış olmasına rağmen, bu belge ve bulgular, insanoğlunun dünya üzerindeki uzun geçmişinde, günümüz uygarlığının dışında en az bir büyük uygarlık daha yaratmış olduğunu ve hatta bugünkü uygarlığın temellerinin de bu eski uygarlıkta atıldığını ortaya koymaktadır.


Biraz önce(önceki bölümde) sizlere yapılan göçler sonrasında Baba anlamına gelen “ata” kelimesine 40 ayrı dilde rastlanıldığından bahsetmiştim.Şimdi bunlara göz atacak olursak.

1-Türk Dilleri:

Uygur,Koybal,Kazan,Kırgız ve Batı lehçelerinde………………………Ata

Kuman, Televüt lehçeleri………………………..Atta

Çuvaşça…………………………….Atey

Kazanca…………………….Etey,ata

Altayca…………………………….Ada


2-Ön-asya Dilleri: 

Sümer dili………………………………Ad,adda

Elam dili……………………………………Atta

Mitanni dili …………………………………Attai

Hitit dili……………………………………Atta

Luwi ……………………………………Tati


3-Hint-Avrupa Dilleri:

Grekçe…………………………Atta

Latince……………………………Atta 

Eski Nort………………………..Atte 

Eski Yukarı Almanca………………..Atto

Eski Slavca………………………..Atetz

Polap dili………………………………Otay 

Orta İrlanda dili……………………………Aite

Votyak dili………………………….Atay


4-Diğer dillerde:•

Macarca…………………….Atya 

Kalmuk dili……………………………………Aita

İnuit dili…………………………………..Atatak


Atatürk Kayıp Kıta Mu’da ne aradı?

Pasifikte bulunan Avusturya’dan iki kat daha büyük olduğu düşünülen Mu Kıtası ile Mustafa Kemal Atatürk neden bu kadar çok ilgilenmişti.Evet ilgilenmişti çünkü Türklerin kökenini ortaya çıkartmak en büyük isteklerinden biriydi.Gazinin emriyle Osmanlı imparatrluğu’nun son yıllarından cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Türk’lük akımları üzerine yapılan araştırmalar derlendi.Bir çok bilim adamı ve araştırmacı bu alanda yeni çalışmalara başladı. Yabancı bilim adamları davet edildi.1930 yılında Türk tarih kurumu kuruldu. Çalışmalar sonucu çok zengin kaynaklara ve bilgilere ulaşıldı.Ancak Türkler’in nereden geldiği sorusu yanıt bulamadı.Konu yavaş yavaş gündemden düşerken eldeki kaynaklar ışığında Atatürk bizzat kısa tezler hazırlıyor ve bunları yemeğe davet ettiği akademisyenlerle uzun uzadıya tartışıyordu. 1932 Yılında emekli general Tahsin Bey Atatürk’ü ziyaret etti.Tahsin Bey Maya dili ile Türk dili arasındaki benzerlikleri anlatmaya başladı ve Bir Mu kıtası araştırmacısı olarak tanınan İngiliz Albay James Churchward kendisine bahsettiği Hindistan da bulduğu tabletleri anlattı Atatürk’ün gözleri parladı.Churchward ertesi gün apar topar Ankara’ya davet edildi.İki hafta Sonra Churchward Ankara’ya gelerek Çankaya’da Atatürk ve Tahsin Bey ile akşam yemeği yedi. Yemekte Tabletleri nasıl bulduğunu bu tabletleri çözmek için 50 yılını harcadığını ve bu konuda 5 tane kitap yazdığını, Ayrıca arkadaşı Amerikalı arkeolog William Nouvo’nun da tabletler bulduğunu ve maya dilinin bu tabletlere dayandığını tabletlerde ise m.ö 200.000 ile 70.000 yılları arasında pasifikte yer alan avusturalyadan biraz daha büyük MU isimli bir kıtadan bahsedildiğini, kıtada yaşayanların yüksek bir medeniyete ulaştıktan sonra sel yada tufan sonucu kıtanın battığının düşünüldüğünü uzun uzadıya anlattı. Bunun üzerine Atatürk Churchward’ın kendisine hediye ettiği 5 kitabı 60 kişilik bir heyet kurdurarak tercüme edilmesi emrini verdi.

Salih Bozok hatıratında şöyle anlatıyor;Gazi kitapların tercümesi yapılırken çok heyecanlıydı gün aşırı “ tercümeler bitmedimi çocuk heyet neden bu kadar yavaş çalışıyor?” diye hayıflanıyordu. Nihayet sonunda tercümeler bitti, Kitaplar basılmadı dakdilo edilerek Atatürk’e sunuldu, Gazi metinleri tekrar tekrar büyük bir dikkatle okudu. Yaradılışı anlatan bölümle özellikle ilgilenmişti şöyle ki Mu Kıtasının insanlığın ana vatanı olduğunu nüfusun 64 milyona çıktığını yazan kısmın altını çizmişti. Mu da geçen tanrı kavramıyla da yakından ilgilenmiş yaratıcının insan aklıyla anlaşılamayacağının üzerinde durmuştu tercümelerde maya dilide dahil tüm lisanların mu dilinden türediği belirtiliyordu.